Nizip'te canın sıkıldığında akıl ilk önce zeytinliklere kayar; sanki ovaya bir bakarsan plan kendini kurar. Ama her gün aynı çay ocağında oturup Fırat'a doğru gidip gitmemeyi tartışmak da bir hayat. Burada herkes "fıstık zamanı geçsin de" diye bekler, sonra zaman geçer, sen hâlâ aynı kavşaktasındır. Düşünmeyi bırak: zarı at, bugün seni nereye savuracağını ova değil zar söylesin.